13 Ekim 2012 Cumartesi

ÜSKÜDAR'DAN İSTANBUL'A İNER İKEN...

Geçtiğimiz Perşembe günü İstanbul dışında yaşayan yakın bir arkadaşımızla onun isteği üzerine Sultanahmet Meydanı'nı dolaştık biraz. Aslında Sultanahmet'i hiç görmemiş değildi ama bu sefer Ahmet Ümit'in "İstanbul Hatırası" adlı kitabını okuyarak gelmiş ve kitabın polisiye hikayesinden çok İstanbul'un tarihi mekanlarının bilmediği hikayesiyle ilgilenmiş ve tüm bunları kendi bilincinde yeniden harmanlamak istemişti.

Geçtiğimiz aylarda Ayasofya Müzesi Başkanlığından Topkapı Müzesi Başkanlığına atanan Haluk Dursun Hoca'dan aldığım "Kent Kültürü ve İstanbul" dersinin katkılarıyla çok iyi bir rehber olmasam da kendisine eşlik ettim.

Ayasofya'da geçirdiğimiz günlerin anısına eski günlerde olduğu gibi "Üsküdar'dan İstanbul"a inelim. Gelin sur içinde gezinelim biraz. Yedi tepeli bu şehrin en birinci tepesine, kalbinin attığı yere, merkezine gidelim. Ana yollarında, caddelerinde yürüyelim; meydanlarına çıkalım; saraylarını, mabetlerini, görelim. Yolculuğumuz Akropolis’e, Ayasofya’ya bugünün Sultanahmet’ine…







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder